12 Mayıs 2012 Cumartesi

2.İzmirli Yemek Bloğu Yazarları Buluşması.


Geçtiğimiz pazar günü İzmirli blog yazarları olarak ikinci kez buluştuk.Sevgili Serap ablanın o güzel evinde toplandık, her zaman ki gibi muhteşem bir gündü, yeni arkadaşlar ile tanıştık, eski dostlarla da hasret giderdik ve ben yine arkadaşlarıma doyamadan küçük ilçeme geri döndüm....

Serap ablacım, bizlere evini açtığın için, o güler yüzün ve misafirperverliğinden dolayı sana çok ama çok teşekkür ederim.
Çiğdem ablacım, Elvancım ve Esmacım, emeğinize sağlık canlarım, harika bir organizasyon oldu, sizleri seviyorum.
İsmetcim, o güzel fotoğrafların için çok teşekkür ederim, bıkmadan usanmadan, sandalye tepelerine çıkarak bizleri çektin :)) emeğine sağlık canım.



Ayrıca bir birinde leziz ikramlarımızda vardı, ellerinize sağlık hanımlar...



Figen'in doğum gününü  ve Serap ablanın ''kelime oyunu'' yarışmasında kırdığı 9400 puanlık rekoru  kutladık, pastaların hepside harikaydı, ellerinize sağlık arkadaşlar...

Fotoğraf makinesi pasta: sevgili Şermin,  http://www.nefiskokular.blogspot.com/
41 kere maşallah pasta: sevgili Zeynep, http://www.birdilimdaha.blogspot.com/
Rekor pasta: sevgili Burcu, http://www.cocolade.blogspot.com/


Sponsorlarımız da bizleri yalnız bırakmadı bu mutlu günümüzde, İstanbul'dan gelen Fatma Hanıma ve Yuva Maya'ya çok teşekkür ederiz.


Yonca Gıda'ya çok teşekkürler, domates rendesini hemen taze fasulye'de  ve çorbamda denedim, tıpkı kendi yaptığım şişe domates gibi, çok beğendim.


Dr Oetker'in denemek istediğim bir kaç yeni ürününü vardı, hepside bu pakette çıktı, çok teşekkürler...
Diyeti falan unutmam lazım bir süre sanırım:))



Sofra dergisi'ne de ayrıca teşekkür ederiz, üç arkadaşımıza 1 yıllık abonelik hediye etti.



Ve son olarak Chiccy Accessories'ye çok teşekkür ederiz bu zarif takıları için, yüzüğüm nasıl ama ?

Emeği geçen, herkese çok ama çok teşekkür ederim, güzel insanlar sizleri çok seviyorum...



7 Mart 2012 Çarşamba

Fırında Ispanaklı Makarna

 


Reklam yaptığımı sanmayın ama bu Maggi'nin yeni ıspanaklı makarna harcını çok beğenim, bu yüzden sizlerle paylaşmak istedim bir fikriniz olsun diye.
Kolay kolay hazır çorbadır, harçtır falan pek kullanmam aslında, ayda yılda bir kere değişiklik olsun diye, hele ki beğendiysem alır yaparım sadece, ama bu harç bende alışkanlık yapacak sanırım.
Bana çok pratik geldi, makarnayı haşlamak gerekmiyor, acil durumlarda kurtarıcı ve lezzetli bir yemek, günümde misafirlerime yapmayı düşünüyorum börek niyetine.
Bizler çok beğendik sizlere de tavsiye edebilirim...


3 Şubat 2012 Cuma

Kandil Simidi


Bu zamana kadar yediğim en güzel kandil simitleri diyebilirim size, kesinlikle tavsiye ederim, hemen yapın .
Bu güzel tarifi Cahide&Jibek'in sitesinde gördüm, sadece bir iki değişiklik yaptım, orijinal tarife ulaşmak için tıktık.

Malzemeler:
  • 200 gr yumuşak tereyağ
  • 1 yumurta sarısı
  • yarım çay bardağı zeytin yağ
  • yarım çay bardağı ılık su
  • 2 çorba kaşığı sirke
  • 3 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı mahlep
  • 3 buçuk su bardağı un ( küçük boy bardak)
  • 1 paket kabartma tozu
Üzerine:
  • 1 yumurta akı
  • 1 tatlı kaşığı pekmez
  • 1-2 damla su
Tüm malzemeleri sırasıyla ekleyip yoğurun. Yumuşak bir hamur elde etmeniz gerekiyor, bu yüzden unu yavaş yavaş ekleyin, bardağınızın ve unun cinsine göre ölçü değişebilir, ben ekmek makinemin ölçü bardağını kullandım, bu yüzden 3 buçuk bardak tam geldi.
Yumurta akını 1-2 damla su ekleyip pekmezle karıştırın.
Ceviz büyüklüğünde parçalar alın ve uzun şeritler yapın, sonra halkalar oluşturun.
Halkaları önce yumurta akı- pekmez karışımına batırın ve susama bulayın.
170 derecede önceden ısıtılmış fırında üstleri kızarana kadar pişirin.
Afiyet olsun, hayırlı kandiller dilerim.


30 Kasım 2011 Çarşamba

Dr.Oetker Mandalina Tadında Pelteli Pasta



Geçtiğimiz ay İzmir'de düzenlenen Blog Buluşması etkinliğimizde bizleri yalnız bırakmayan Dr.Oetker'in hediye paketinin içinde ''Mandalinalı Pelte'' vardı.
Bu pelteyle ne yapsam diye düşünüyordum, arkadaşlarım gelecekti, değişik bir şeyler yapmak istiyordum, internette gezinirken Almanların meşhur ''Mandarin Schmand Kuchen'' e rastladım, pek güzele benziyordu.....
Birde  arada yaptığım şu  ''Ağlayan Pasta'' var, böğürtlen veya çikolata sosu dökülüyor hani üzerine, mandalina soslu pek güzel olur diye düşündüm bir an, ama krem şanti de kullanmak istemiyordum bu sefer de...
Kafam karışmıştı, zaten misafir geleceği zaman hep böyle olur, günlerce ne yapsam diye düşünürüz öyle değil mi?
Tamam dedim! ağlayan pastanın kekini yapayım, üzerine Schmand Kuchen'in kremasından esinlenerek bir şeyler uydurayım dedim artık! işte bu çok hafif ve lezzetli tatlı çıktı ortaya, bu arada arkadaşlarım ve ev halkı çok beğendi, kesinlikle sık yapacağım bir tatlı olacak...

Kek Malzemesi:
  • 4 yumurta
  • 3  fincan toz şeker (Türk kahvesi fincanı olacak)
  • 3 fincan un
  • yarım fincan su
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • kek piştikten sonra üzerine dökmek için 1 su bardağı süt

Krema malzemesi:

Üzerine:


Pelteyi paketin üzerindeki tarife göre hazırlayın ve soğumaya bırakın, ara ara karıştırın kabuk tutmasın.

Kek malzemelerini iyice çırpın, yağlamış dikdörtgen büyük boy borcam tepyiye dökün ve önceden 170 derecede  ısıtılmış fırında üzeri hafif kızarana kadar pişirin, dikkat edin çabuk pişiyor.
Kek fırından çıkar çıkmaz üzerine 1 bardak süt ile ıslatın, soğumaya bırakın.

Daha önceden buzdolabında iyice soğutulmuş kremayı sertleşene kadar mikserin en yüksek ayarında çırpın.
Sertleşince pudra şekerini ekleyin ve biraz daha çırpın.
Ardından labneyi ekleyin krema pürüzsüz hale gelene kadar çırpın ve kekin üzerine yayın.

Son olarak pelteyi de kremanın üzerine dikkatlice, bir kaşık yardımıyla yayın, dikkat edin pelte kremaya karışmasın.
Buzdolabında bir kaç saat soğuduktan sonra servis yapın.

Afiyet olsun...



11 Kasım 2011 Cuma

1. İzmir'li Yemek Blogu Yazarları Toplantısı



30 ekim pazar günü  1. İzmir'li Yemek Blogu Yazarları Toplantımızı yaptık, daha önceleri çok toplandık tabii ki ama artık geleneksel hale gelsin dedik ve ilk buluşmamızı gerçekleştirdik.
Kısa sürede en iyi şekilde bu harika günü organize eden, Tülay'a, İsmet'e, Petek'e ve Figen'e çok teşekkür ederiz.
Sevgili blog arkadaşımız Sedef'in ortak olduğu cafe'de toplandık ve böylece o enfes mantısını da yemeğe fırsat bulduk, ayrıca her birimiz de birer çeşit ikram yapıp götürdük, hepsine birbirinden lezzetliydi doğrusu, hangisini yiyeceğimi şaşırdım! 
Bizleri bu güzel günümüzde yalnız bırakmayan firmalarımızda vardı, hepsine ayrı ayrı teşekkür ederiz.


İkramlarımız


Sedef'in mantısı 











( bir arkadaşımıza ücretsiz eğitim hediye ettiler)


(sergiden 3 tane tablo hediye ve herkese 2012 takvim)

Sevgili Zeynep'in bize tanıttığı Kırmızı Dergisi


Ve katılım listemiz...
(çoğu tarifleri arkadaşların bloglarında bulabilirsiniz)

Tülay Pordoğan Oral  ( vişneli cheesecake)  http://www.hepleziz.com/  
Elvan Akıncı   (incirli krelmalı tatlı)  http://www.bocuruk.blogspot.com/  
Ben ( kalburabastı)  http://www.egelidenmiskokulutarifler.blogspot.com/ 
Zeynep Moğol ( nefis ev yapımı çikolatalar)  http://www.ipekbutikpasta.blogspot.com/
Figen Karavaş http://www.yemekbiz.blogspot.com/ 
Petek Yalçın   (şeker hamurlu melek kurabiye) http://www.izmirbutikkurabiye.blogspot.com/
Çiğdem Uğraş  (konken kurabiye)  http://www.ksk60.blogspot.com/ 
Nihal Erbakan  ( dalgan döndürmesi) http://www.nihal-birtutamtuz.blogspot.com/ 
İsmet Erten   (truff) http://www.lezzetkahvesi.com/ 
Selcen Şenoçak  (kaymaklı ekmek kadayıfı)  http://www.almula2010.blogspot.com/
Sedef Durmuşlar  (mantı) http://www.sedodanlezzetlitarifler.blogspot.com/
Handan  (biber dolması)  http://www.pudratozu.blogspot.com/
Nigar Sargın  (çikolata soslu mantar kurabiye, Bulgar usülü!)http://www.lutenitsa.blogspot.com/ 
Esma Ç. Ercengiz  (kısır)  http://www.vakitbuldukca.blogspot.com/ 
Nurdan   (irmik helvası)  http://www.cevverinmutfagi.blogcu.com/ 
Müjgan Daşkın  (tiramisu) http://www.sofrakeyfim.blogspot.com/
Şeniz Akgündüz (minik pidecikler)  http://www.cocuklarlamutfakta.blogspot.com/ 
Özay Tuğral  (zeytinli bıdda)  http://www.akdenizaksamlari.blogspot.com/
Hülya Berkem  (tuzlu çubuklar) http://www.benimtariflerim.blogspot.com/
Serap Pulat  ( ekşi mayalı ekmek)  www.lezzetlisomunlar.blogspot.com/
Sevlisen Akkuş Ergeç ( pofuduk poğaça) www.tatlihayaller.blogspot.com/
Şermin Vatansever Kılıç ( milföy börek)  http://www.nefiskokular.blogspot.com/
Selda Ercan www.selservis.blogspot.com/
Leyla Güner www.begonya35.blogcu.com/
Özgül Mısırlılar (elmalı turta) http://www.ozguluntarifleri.com/



2 Kasım 2011 Çarşamba

Kalburabastı



Pazar günü 1. İzmirli Yemek Blogu Yazarları Toplantımız vardı, bu sebeple her birimiz birer çeşit ikram hazırlayıp götürdük, bende bu nefis, kıyır kıyır ağızda dağılan kalburabastı'yı yaptım.
Aslında bu sefer ki yazımda toplantımızdan söz edecektim ama bayram yaklaşıyor, ilk önce tatlının tarifini versem daha iyi olur diye düşündüm ki bayrama yapmak isteyen arkadaşlar olabilir diye.
Bu tarif ''Söke Un'' paketlerin arkasında yazan tariflerden biridir ve şiddetle tavsiye ederim!

Malzemeler

Hamur için:
  • 2 su bardağından 1 parmak eksik zeytinyağı 
  • 1 su bardağı süt
  • 5 su bardağı un
  • 1 çay bardağı irmik
  • 1 çay kaşığı yemek sodası ( karbonat)
  • 1 çay kaşığı tuz
  • ceviz içi

Şerbet için:

  • 4 su bardağı şeker
  • 3 buçuk su bardağı su
  • bir kaç damla limon suyu


Yapılışı:



- Bir tencereye suyu ve şekeri koyun, kaynamaya başladıktan sonra bir kaç damla limon sıkın ve 10 dakika kaynatın, soğumaya bırakın.

- Hamuru hazırlamak için bütün malzemeleri sırasıyla ekleyip yoğurun.

- Ceviz büyüklüğünde parçalar koparın, bir kalburun veya bir rendenin kalın kısmına hamuru hafifçe bastırarak açın ve içine ceviz yerleştirip kapatın.

- Kalburabastıları tepsiye dizip, önceden 200 derecede ısıtılmış fırında iyice kızarana kadar pişirin.

- Piştikten sonra, fırından çıkan sıcak tatlıya soğuk şerbeti dökün.

Not:
- Bu tatlı, adı üstünde, kalburun üstüne bastırılarak şeklin verilir, kalbur yoksa rendenin üzerinde  yapılır.
Değişiklik olsun diye Antakya'dan aldığım ''kömbe'' kalıbıyla şekil verdim, ama bu gün çarşıya çıktığımda küçük, tabak büyüklüğünde,  kalburlar buldum, hemen aldım, bayram için yapacağım kalburabastıları bu kalburla şekil vereceğim, böylece orijinal'ine sadık kalmış olacağım ( daha sonra fotoğrafını çekip eklerim) .

- Kalburabastıları günler evvelden pişirip saklaya bilirsiniz, lazım oldukça da sıcak şerbetin içine atıp şerbetleyebilirsiniz, hatta geçen gün arkadaşım her ikisi de soğuk olarak uyguladı, çok da güzel oldu, sadece şerbetini çekmesi biraz daha uzun sürer bu şekilde.

- Kesinlikle zeytinyağı kullanın, hiç belli olmuyor inanın bana, isterseniz''Riviera'' olabilir endişe ediyorsanız, ya da 1 bardağını çiçek yağı koyun, ama mutlaka zeytinyağı olsun içinde.

-Son olarak, kabartma tozu kullanmayın, kesinlikle yemek sodası (karbonat) olması gerek ve iyice pişirmekten korkmayın ( ama benim son tepsiyi yaptığım gibi de yakmayın :)) az pişirirseniz o kıyırlık olmaz.

- Kardeşim Emel'e de teşekkür ederim bu tarifi bizimle paylaştığı için.

Afiyet olsun....

17 Ekim 2011 Pazartesi

Kremalı Patates


Merhaba arkadaşlar!! biliyorum uzun zamandır yazmıyorum, çok tembellik yaptım çooook...
Blogspot'un yasaklanması, sürekli hata vermesi  vs...beni yavaş yavaş uzaklaştırdı açıkçası.
Eh daha sonra yaz geldi, Ramazan geçti, yok  bayram bitti derken kış geliverdi birden, bu arada  bu ne soğuk ayol ekim ayında, hem de Ege'de bile! donduk vallahi, ben hiç hatırlamam bu aylarda üşüdüğümüzü, kasım sonu aralık başı yanar anca burada sobalar!

Neyse düştü yine çenem, ben tarife geçeyim en iyisi...
Kremalı patatesi bir arkadaşım da  yemiştim ve hoşuma gitmişti, hem de çok pratik!
Sadece tavuğun, balığın ve etin yanında düşünmeyin, gündüz gelen misafirlere de diğer ikramların yanında çeşit olsun diye yapılabilir.

Büyüklüğüne göre 3-5 patatesi soyun, yıkayın ve yarım santim kalınlığında dilimleyin.
Patatesleri bir kabın içine koyun, üzerine 1 küçük kutu krema  dökün, dilediğiniz kadar kaşar peyniri rendeleyin, tuzunu karabiberini ekleyin, hepsini harmanlayın ve bir tepsiye dökün.
180 derecede fırında, patatesler yumuşayıp üzerileri hafif  kızarana kadar pişirin....
Afiyet olsun.....

11 Mart 2011 Cuma

İzmir'de Tijen Aktay ile İglo Etkinliği




Mutlu Bloggerler.



Geçtiğimiz cumartesi İzmir Blog Yazarları olarak dünya markası İglo etkinliğinde bir araya geldik.
Sevgili Tijen Aktay (Lezzetibol), o güler yüzüyle ve misafir perverliğiyle Karşıyaka Deniz Restaurant'a bizleri ağırladı.
Sevgili Tijen İglo ürünleriyle bir birinden lezzetli yemekler hazırlamış, vallahi ne yalan söyleyeyim midem bayram etti! çünkü on günden beri diyetteydim:(
Her ne kadar doktorum karşı çıktıysa da ben o yemekleri afiyetle yedim, hele tatlıyı hiç af etmedim! şu kadarcık da vicdan azabı çekmedim çünkü bütün yemekler çok hafifti.
Sebzeler zaten kendi buharında pişiyor, balıklarda öyle, kroketleri isterseniz fırında yağsız pişirebilirsiniz, bezelye ve mısır kesinlikle GDO'suz, milföy hamuruna bayıldım, diyer hamurlar gibi çok yağlı değil ve kat kat kabaran bir hamur, harika boyoz yapılır bu hamurla.
İçim çok rahattı, kesinlikle diyetimin bozulduğunu sanmıyorum, eh tatlıda ödülüm olsun artık öyle değilmi ama?

Yemekte neler mi vardı?

Bir de Tijen'in hazırladığı iki tane nefis sosu vardı, biri mayonezli,sarımsaklı ve maydonozlu bir sostu, tüm malzemeler roborttan geçirilerek hazırlanıyor, diğeride kremalı acı sos ( tarif burada)

Bu ürünleri gerçekten çok beğendim, İglo sayfasına girip bir bakmanızı tavsiye ederim, özellikle tanıtım filmlerini izleyin, ne kadar güvenilir bir firma olduğunu göreceksiniz.
Tijenciğimin hazırladığı birbirinden lezzetli İglo tarifleri için buraya bir de buraya tıklaya bilirsiniz.

Her güzel şeylerin bir sonu vardır ne yazık ki, hoş sohbetler ve güzel yemeklerden sonra İglo ürünleriyle dolu bir çantayla evimizin yolunu tuttuk.
Ben Söke'ye varana kadar (biraz da İzmir de gezdim tabii) daha nazik olan parmak patatesler ve bezelyeler erimeye başlamış, diğer ürünler daha buzluydu hemen dondurucuya attım, ama gelir gelmez Sibo'nun konveksiyonel fırınında az yağ ile patatesleri pişirdim ve ev halkından tam not aldı.Ertesi günde bezelyeyi pişirdim, tam diyet yemeği oldu benim için, daha sonra ki yazımda İglo ile pişirdiklerimi daha detaylı yazarım.

Ya ama ben blogger arkadaşlarımın ve sevgili Tijen'in sohbetine doyamadım!!!! :(
Dilerim ki en kısa zamanda tekrar bir araya geliriz, kaldığımız yerden tatlı sohbetlerimize devam ederiz.
Bu güzel etkinlik için önce Tijenciğime sonra da İglo firmasına çok ama çok teşekkür ederim, unutulmaz bir gün oldu sayelerinde, ayrıca Tijen'le ve daha önce tanımadığım blogger arkadaşlarla tanıştığıma çok mutlu oldum.
Tekrar görüşmek dileğiyle, hoşça kalın ....

22 Şubat 2011 Salı

Yuvarlama, Aydın Yöresi.



Yuvarlama Aydın yöresinde çok sık yapılan bir yemektir, özellikle düğünlerde.
Biraz zahmetlidir, ama bol miktarda yapılıp, derin dondurucuya atılınca, zor zamanlarımızda tam bir kurtarıcı yemektir.
Ramazan'a bir kaç gün kala toplandık arkadaşım Nihal'de, annesi, ''büyük şef '' Aysel teyzemde Aydın'dan geldi ve hep beraber bol miktarda hazırlayıp donduruculara attık, ben de her bir aşamayı fotoğraflama şansını yakaladım.
Eh!! Ramazanda pek bir rahat oldu canım! dondurucudan çıkarıp çıkarıp, buzu çözülmesini beklemeden pişirdik iftara.
Burada, her birimiz birer kilo kıymadan yaptık, Aysel teyze her bir malzemeyi göz kararı koyduğu için tam ölçü vermek biraz zor.
Ben sizlere üç aşağı beş yukarı bir ölçü vereceğim. Bu ölçü bir tencerelik tir, yani 4-5 kişilik.

Şimdi hamuru hazırlayalım:
  • 250 gr kıyma
  • 1 yumurta
  • 2 türk kahvesi fincanı su
  • 1 soğan rendesi
  • tuz
  • karabiber
  • aldığı kadar un


Bir kabın içine kıymayı, yumurtayı, suyu, tuzu, karabiberi koyun ve elinizle, kıymada topaklık kalmayana kadar iyice mıncıklayın.
Unu yavaş yavaş ekleyin ve yoğurun, sert bir hamur elde edene kadar.


Tezgahınızı unlayın. Hamurdan bir parça alıp kalınca açın ve şerit şerit kesin.
Kestiğiniz şeritleri uzatarak silindir gibi yuvarlayın.


Hamurları fındık büyüklüğünde kesik, avucunuzda mekik şeklinde yuvarlayın ve unlanmış bir tepsinin içine atın.
Kızartmadan önce yuvarlamalarınızı elekten geçirin, fazlalık ununu attırın.


Bir tencereye ya da fritöze bol miktarda yağ koyun ve iyice kızdırın.
Kızgın yağın içine yuvarlamaları atın ve kızartın.
Arada kızarmışlardan ağzınıza atın ve yiyin, çerez gibi gidiyor, ben çok severim !

Kızartma işlemi bittikten sonra, ister soğumasını bekleyin ve dondurucuya atın, ister hemen soslayıp yemeğini yapın.

Sos:

  • 1 çorba kaşığı tereyağ
  • yarım çay bardağı sıvı yağ
  • 2 çorba kaşığı dolusu domates salçası
  • su
Üzerine:
  • süzme yoğurt
  • sarımsak
Bir tencerede tereyağı ve sıvı yağı kızdırın, salçayı ekleyin kavurun.
3-4 su bardağı kadar su koyun, kaynamaya başlayınca yiyeceğiniz kadar yuvarlama ekleyin, gerekirse üzerine biraz daha sıcak su ekleyin, yani su, yuvarlamaların üzerine çok geçmesin.
Az tuzlayıp kapağını kapatın ve kısık ateşte yumuşayana kadar pişirin.

Süzme yoğurdu suyla inceltin içine ağız tadınıza göre sarımsak ezin karıştırın.
Yuvarlamaları tabaklara alın ve üzerine yoğurt gezdirerek servis edin.

Afiyet olsun.....


NOT: geçenlerde Aydın'a gittiğimde, bazı dükkanlarda hazır paketlenmiş yuvarlamalara denk geldim, Söke'de yok mesela, ya da ben hiç görmedim.
Hatta hamurunun yapımı bana zor ve zahmetli gelen Paşa Böreğinin, hazır pişmiş yufkaları da satılıyordu, 3 tane aldım ve bir tepsi börek yapmaya yetti ( tanesi 1 lira).
Yolunuz Aydın'a düşerse hem yuvarlama hem paşa böreği yufkası almanızı tavsiye ederim.



22 Ocak 2011 Cumartesi

Makyajlı Kızdan Makyaj Hediyeleri!!!!

Sizde benim gibi kokoşsanız ve Makyaj yapmayı seviyorsanız Makyajlı Kıza bir ziyaret etmeniz gerekiyor demek.
Hele bir de hediye çekilişi olunca, hiç vakit kaybetmeyin derim ben.
Birbirinde hoş ve kaliteli makyaj malzemelerine ben bayıldım.
Haydi kızlar! hepinize bol şanslar dilerim, bakalım kimler bu güzel malzemelere sahip olacak:))


LinkWithin

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin